29 Aralık 2008 Pazartesi

Sonunda "Fısıltı #2"


Fısıltı #1'i yazdıktan sonra yaşadığım kötü bir olayı "aptalca" kafama takarak hevesimi kaybetmeye başlamıştım ..
Sonra "kimin , ne söylediği .. kimin umrunda?" diyerekten kendimi toparlamaya çalıştım !
Fakat bunu yapamamıştım .. etki altında kaldım :)

sonra #2'yi çıkarmaktan vazgeçtim ..

fakat "dün" kadar "güzel" bir gün yaşamış olan ben , nasıl yazamazdım artık ?
kötü etkinin altından kolayca sıyrılmamı sağlayan "biri" var ..
uzaktan iliştirilen sözlerle değil , yakından güzel yüreğiyle yardım etti bana !
yazabilmemi sağladı ..
ona çok teşekkür ederim !
çok mutlu.yum :)
hikayemin devamı da hazır ..
buyrun tıklatın (:
#3 de bir hafta sonra çıkacak inşallah =)

26 Aralık 2008 Cuma

Bunları Dinleyin #2


Bu hafta hiç yılbaşı heyecanına bürünmedim .. İzmir'de yılbaşı programım vardı , sahne alacaktım ! ve annemin "geçen sene de arkadaşlarınla geçirdin yılbaşını , bu sene
bizimle geçir .. iki sene üst üste dedenler çok bozulur" demesiyle iptal ettim ! Heyecanımın olmaması bu yüzden de değil aslında .. Sahne alacağım için de heyecanlı değildim zaten . Yılbaşları artık bana hiç heyecanlı gelmiyor açıkçası .. birçok arkadaşım birlikte bir şeyler yapalım diyor da , istesem de istemiyorum .. öyle garip bir hâl içindeyim !
Bakalım bu hafta gönlümden neler kopuyormuş ..


  • Yabancı Top10
  1. Pearl Jam - Lightning Crashes

  2. Oasis - Stop Crying Your Heart Out

  3. Audioslave - I Am The Highway

  4. My Diamond Brightest - Gone Away

  5. Cranberries - Daffodil Lament

  6. MSG - Never Ending Nightmare

  7. Coldplay - See You Soon

  8. Agua De Annique - Sunken Soldiers Ball

  9. Yann Tiersen - Theme Principal (Amelie Poulain Soundtrack)

  10. Yann Tiersen - Comptine D'Un Autre Ete L'Apres Midi (Amelie Poulain Soundtrack)

  • Yerli Top10
  1. Cem Adrian - Yalnız da Ayağa Kalkabilirim

  2. Aylin Aslım - Ahh

  3. Duman - Melek

  4. Mor ve Ötesi - Küçük Sevgilim

  5. Candan Erçetin - Söz Vermiştik

  6. Murat Çelik - Pervane

  7. Feridun Düzağaç - İçimden Şehirler Geçiyor

  8. Sezen Aksu - Geri Dön

  9. Dorian - Yeniden Hayata

  10. Nil Karaibrahimgil - MASAL

21 Aralık 2008 Pazar

tep.kime

bugün tepkiliyim .. ne senin ruhsuz bakışlarına , ne de hoşlandığın adamlara kızamayacak kadar tepkiliyim ben . öyle olmasaydı eğer , ağlardım ! tıklım tıklım sinirle doldu içim ama ağlayıp da boşaltmamak için böyle kalmalıyım ..
ben bugün tepkiliyim .. ne yabancı ellere dokunmana , ne de yalancı mutluluklara aldanmana kızamayacak kadar tepkiliyim ben . sinirim aniden geçse de , senin bu davranışlarına karşı sakince tepki göstersem .. sinirim aniden beni terk etse de , sana yönelse ; bunu biraz yaşayıp görsen .. sen de bir gün değil , her gün ölsen ! bunu ne çok isterdim .

nasıl da mühürlü dillerim .. sustu mu açılmıyor bir türlü ! o kadar çok anlatmamı isteyen var ki .. anca sinirlendiğimde sövebiliyorum ona buna , en çok da sana ! bu rüyayı kaç kez gördüğümü soruyorlar önce ; bir ton dil döküyorum rüya olmadığını anlatmak için .. sonrasındaysa ; "tamam kâbus diyelim" diyorlar anca .. anlatsam seni onlara , bir ağız dolusu anneni ne kadar iyi tanıdıklarını anlatırlar bana ! sonra "ayıp" derim ben , susarlar .. ama hiç böyle olmuyor işte , ben susuyorum en başta .. sana da sövemiyorum , yazık ! içimde kalıyor . ne kadar inanç dolu bir insandan , ne kadar boş bir kalıp çıktığını görüyor musun şimdi ?
ve seni melek zanneden gerizekâlıların hala olduğunu biliyorum .. ben meleğimin kim olduğunu biliyorum da , ona da susuyorum ! sen değilsin .

evet , meleğimi biliyorum .. ama konuşamam ! tek laf edemem ona , anlatamam .. belki abartı gelir de , belki söylenir .. ya da öyle bir s.ktir çeker ki , aklım hayalim şaşar ! ben buna alışkın değilim , başıma da hiç gelmedi .. ben nasıl anlatırım ki hislerimi öyle ? sen konuşsana biraz bana , sende de hiç yok ya .

ve sonra başka biri ..
biri var
birileri hep var da , öyle biri var ki ;
ben bütün hevesimle yakınlarıma onu anlatırken , gözlerimin onunla dolduğunu söyleyen sesler duyuyorum ..
o bütün hevesimin içine edecek kadar mantıksız ya , işte ben buna yanıyorum ..

ve kalbim
neyi aradığını iyi biliyordu , tutkuluydu ..
önce gözlerim gördü
sonra beynim konuştu
ve kalbim
bir kez daha sustu ..

"ne sen melek ,
ne diğer biri ..
önce bir masal anlatın bana , ufak bi umut olur belki !
ben masallarda yeşerir
masallarda solarım .
ne sen melek,
ne diğer biri ..
önce bir inandırın bana , sonra alıp saklayın beni !"

18 Aralık 2008 Perşembe

Bunları Dinleyin #1

Bu başlığın ilk haftası olduğundan , bu haftaya büyük bir özen göstererek başlayacağım . Ciddi anlamda zevkime güveniyorum ve bu hafta hiç değiştirmeden dinleyeceğim playlistimi sizinle paylaşıyorum !

Biraz bunalımlı olabilir (:




  • Yabancı Top10
  1. Alanis Morrisette - Uninvited
  2. Pearl Jam - Black
  3. My Diamond Brightest - Something of an End
  4. Breaking Benjamin - Until the End
  5. Pearl Jam - Lightning Crashes
  6. The Hanks - Evaporate
  7. Portishead - Roads
  8. The Gathering - Alone
  9. Anathema - Release
  10. Ashram - Shining Silver Skies

  • Yerli Top10
  1. Düş Sokağı Sakinleri - Uyuyuş ve Uyanış
  2. Bülent Ortaçgil - Kimseye Anlatmadım
  3. Ayla Dikmen - Anlamazdın
  4. Zeki Müren - Gitme Sana Muhtacım
  5. Sezen Aksu - Seni Sevdiğimi Unut
  6. Murat Çelik - İtirazım Var
  7. Ogün Sanlısoy - Yar Olmadın
  8. Özlem Tekin - Belki
  9. Aslı - Yardımcı Olmuyor
  10. Peyk - Gidin

17 Aralık 2008 Çarşamba

Doğum Gününüz Kutlu Olsun "kelebenk" ve "pinkZorro"




Aralık ayı kutlamalarına büyük bir hızla devam ediyoruz (:
Öncelikle söz verdiğim gibi , 16 Aralık'ta doğmuş olan sevgili kelebenk'in doğum gününü kutluyorum ..
Ardından yine söz verdiğim gibi , 17 Aralık'ta doğmuş olan pinkZorro'nun doğum gününü kutluyorum ..

ve Esra'cım(kelebenk) , senden gerçekten büyük bir özür diyorum , gününde kutlayamadığım için :( yalnız , mazeretlerim de çok önemliydi .. bunları sana özel olarak anlatacağım :)
ayrıca mazeretlerimin dışında sana kendimi affettirebileceğimi düşündüğüm bir sürprizim daha var .. umarım beğenirsin =)
Ayrıca Esra'nın çok güzel bir yüze sahip olduğunu söyleyeyim tanımayanlar için .. bu ona asılmanız gerektiğini de göstermiyor tabi ! sadece böyle güzel bir hatunla çalışacağımdan dolayı mutlu olduğumu belirtmek istemiştim :) kendisi modelim olacak , ihi .. güzel fotoğraflar çekeceğim inşallah =)

ve pinkZorro .. yazılarındaki o buhran havasını seziyorum çok ! bu benim stilim .. lütfen efendim , beni bu kategoride zorlamayınız :) eğer benden iyi bir yazar olursanız , sizinle bir daha konuşmam ve asla doğum gününüzü kutlamam =)
şaka bir yana , çok fazla kendini yansıtıyorsun .. üzülme hiç (: hep mutlu görmek istiyoru(z)m seni ! yeni yaşının sana getireceği sorumluluk , olgunluğuna olgunluk katacak ve bunu da çok iyi kullanasın inşallah .. her şey gönlünce olsun , mutlu kal !

İkinize de kocaman sevgiler ..
Öperim bi sürü.
Saygılar!

13 Aralık 2008 Cumartesi

Doğum Günün Kutlu Olsun "taluyka"



Aralık .. her şeye rağmen hoşgeldin demiştim .. biraz kötülemiştim seni ! biraz da mülayim takıldım aslında (: her neyse .. yorum yazan arkadaşlarımızdan taluyka'ya sözüm vardı -ki ben verdiğim sözleri tutarım- ve O'na en içten dileklerimle yeni yaşında mutluluklar diliyorum ! Çok ama çok mutlu olsun .. herkes aynı temennidedir eminim =)

Sade ve öz :-
doğum
günün
kutlu
olsun.

Sevgilerimle =)

8 Aralık 2008 Pazartesi

yeni başladığım hikâyemle,rebelon'un da blogundayım =)

rebelon'un her telli çalgılar platformu adlı blogunda da yazmaya başladım .. ilk yazımın içeriği ; edebî olsun istedim ve bir hikâye denemesiyle başladım ! Genelde yazılarımı da oturur , bilgisayar başında yazarım .. Bu hikâyeye de doğaçlama başladım ve devamını nasıl getireceğimle alakalı pek bir fikrim yok aslında ! Elbette bir hikâyeye başlarken sonuna kadar düşünülmeli , ben de düşündüm .. belli başlı bir içerik düşündüm fakat olayları nasıl bağlayacağımı , durumların nasıl gelişeceği daha kesin değil .. net bir fikre sahip değilim kısacası !

Hikâyeyi şöyle özet geçebilirim ;
biraz gizemli bir yapısı olmasını istedim hikâyemin ve bu yüzden daha kahramanımın "erkek" veya "kadın" olduğunu belirtmedim .. kahramanımın yaşadığı çalkantılı bir hayatı var ve bunalımlı bir dünyası var ! yoğun bir kalabalıkta bile kendini çok yalnız hissediyor .. hatta kalabalığı görmüyor gibi bir hâli var ! duyduğu "fısıltı"lar var ve bunları daha şimdilik kafasına takmıyor .. kendinin de nasıl bir ruh hâli içinde olduğunu bildiği için , şimdilik önemsemiyor yani ! fakat bu fısıltılar ilerde giderek yoğunlaşacak ve beynini kurcalayan bir şeyler olacak .. işte olay orda kopacak (:

kafamda canlanan düşüncelerin kısa bir özeti de bu işte =)

hadi bakalım , hayırlısı !

şiir düeti (:

Zeugma(Kasımpatı) ile birlikte yazmış olduğumuz şiirimizi görmemiş olan varsa diye , onlar için bir şans daha :P

Tık tık tık

4 Aralık 2008 Perşembe

konserler biter mi ?

Bir Blues Fest. geçti ki , sormayın .. yazdım çünkü , üstüne tıklayın (:
Tadı damağımızda kalan bu müthiş anları , yanımdaki çok yakın arkadaşım ve modellerimden biri olan Buse ile yine çok yakın arkadaşlarımdan biri olan Zeynep ile geçirdik .. Ceyhun diye bir arkadaş daha vardı , o da bu anı ölümsüzleştirenlerden biri olmayı tercih etmişti (:
Hayatımın en harika günlerinden biriydi .. ve hemen yakınlarımızda "tayfa"dan olan Orkun,Batu,Aslı,Serap,Kadir falan fitnat vardı :P anaam , böyle bahsettiğimi duyarlarsa çok fena olur (: her neyse .. ben bi o masada bi bu masada biterken , dans etmekten de geri kalmadım tabi ! Blues Fest. yahu bu , boru mu ? Deli gibi dans ettim (: Gerçi o gün pek havamda değildim galiba , o kadar da çok dans etmedim .. ama yine de müthiş atmosfere ve o müthiş ezgilere karşı koyamayan vücudum , genelde kendini piste attı zaten ! Dans etmeyen var mıydı ? Tabi ki hayır (:
O geceyi tayfadan ayrı olarak Buse , Zeynep ve Ceyhun ile geçirmek bana biraz koydu açıkçası .. çünkü ağzımın payını aldım ! Hani Buse çok ısrar etti diye onlarla birlikte gittim fakat yuvasından ayrı düşen , kanadı kırık bir yavru kuş gibiydim sanki .. oy , nasıl acındırdım :P ahah . nitekim öyleydi ama ! Tayfa daha güzel eğlenmişti ve o masa ile bu masa arasında gel-git yapmak arada kalan masalardaki müşterileri bayağı bir kızdırmış olmalı .. devamlı bana bakıyorlardı :)
Sonuç olarak ; Suare macerası sadece Blues Festival ile noktalanamazdı !!
Tayfacığımla birlikte , her ne kadar alakasız olsa da ; "Yalın" konserine de gittik :))
Tayfanın dertleri bitmeyen , aşk acısı çeken , dumur olmuş gençleri olan "Batu , Orkun ve Ben" için çok güzel bir gece olacaktı(abarttım) .. adaşım olan diğer "Tunca" da bize katıldı ! hatundur kendileri .. burdan da "unisex" bir ismim olduğu kanaatine varabiliriz :))

Şimdi Yalın konserinde çekilmiş olan fotoğraflardan ikisine gelelim (:

Üstteki fotoğrafta , adaşım Tunca ile beni görüyorsunuz .. slow şarkılarda da pek güzel bi dans ettik ! Ama slow dansta üstüne rakip tanımayan ben , daha iyi bir partner isterdim :)) O yüzden sadece 1 şarkıda Tunca ile dans ettim , diğer slowlarda kendi başımaydım .. ahah , ciddi anlamda çok fena slow dans ederim (:
Yalnız ben bi ara "salsa" yaptığımı da fark ettim , daha doğrusu arkadaşım fark etti .. "yok artık" dedik hepimiz .. ben neymişim (:


Öncelikle bu fotoğrafı çeken benim .. bence çok da güzel çekmişim (:
Beyazlı olan arkadaşa gözümüz takılıyor ilk , değil mi ? Kendisi Alman çıtırıdır .. İsmi Timur ! Biz "Hans" diyoruz bazen :)) Hemen ortada benim "çakma bonus" arkadaşım Batu'yu görebiliyoruz .. neden çakma bonus ? saçım onunki kadar kısayken , ayıptır söylemesi en güzel ve en tatlı bonus bendim :P Hemen yanında da Orkun var .. çok severim , beybifeys bir suratı var serserinin (: eski alışkanlıklarından birisi "piçlik"tir .. onla bunla yatan bir gençti =) onla bunla derken ; güzellerle tabi :) fakat artık "benden geçti" diyerek bu alışkanlığını bıraktı .. işte bu yüzden ben , Orkun'u daha bir çok sevmeye başladım ! artık aşık olduğunu düşünüyor (: hatta dedim ya ; aşk acısı bile çekiyor ! Yalnız Batu çok kötüydü o gece :(
Bu fotoğrafın özelliği nedir ? Biz ağlanmaya , sızlanmaya gittiğimiz "Yalın" konserinde çok fena eğlendik .. Öyle böyle değil (: Yahu zaten adamın bütün şarkılarını ezbere biliyormuşuz .. ve biz daha gittiğimizde Yalın sahneye çıkmamıştı ! Tekno çalıyordu .. "Ortamcı Gençlik" olmaya en büyük aday gösterilen bizim bu tayfanın müthiş tekno dans stiliyse , geceye damgasını vurmuştu (:
Bu arada kendimi yeni yeni keşfediyorum .. çok fena açıldım ben yahu (: bu kadar iyi dans ettiğimi bilmiyordum açıkçası .. herkesin gözü üzerimizdeydi ve hatun kesiminin beni kestiğini de fark ettim ! hatta bir arkadaşın taktiği vardı ; "kalabalık bir ortamda sizi kesen birinin olduğunu anlamanın en iyi yöntemi 'esnemek'tir .. eğer başkaları da esnerse , o esneyenler de sizi kesiyordur" .. işte bu taktiği o gece denedim ve gerçekten de işe yarıyormuş :)) neyse , beni kesmeleri ilgimi çekmedi tabi ki ! solo takılıyorum uzun bir süredir ve böyle gayet iyiyim ..
aşk , aşk , aşk ..
nerdesin lan ?

3 Aralık 2008 Çarşamba

midem bulanıyor artık



bu bulantı çok yoğun değil ama bazı yüzleri görmeye , bazı isimleri duymaya tahammülüm kalmadı artık .. hani elimde olsa yırtıp atacağım geçmişimi , geçmişimdeki her şeyi ! ben şuan olayların en klişesinden , beyaz bir sayfa koparıp hayatıma yeniden başlamaya çalışıyorum . yanlış olan ne ? diyecek ki bazı kopasıca diller ; "sen o sayfaları kirletirsin" .. geçmişimdeki sayfalarımı ben mi kirlettim peki ? geleceğimdeki sayfalar da kirlenecekse , benim kirliliğim olsun .. kim ne karışır ? "the angel opens her eyes" cümlesini değiştirerek , "the angel opens my eyes" olarak kendime uygun görmek istiyorum .. ya böyle olursa ? ben meleğimi seçemem , meleğim olmasını istediğim biri var .. ya gerçekten meleğim olursa ? ve öyle bir melek olabilir ki ; meleğim gözlerimi açsa da , kapatsa da ona teslim edebilirim kendimi ..

kasım onsekiz'de yazmış olduğum bir yazı .. bunu birileri üstüne alınmış sanırım , lütfen alınmasın (: ben burada kimsenin egosunu tatmin etmeye çalışmıyorum .. sadece içimi(!) döküyorum =)

ve belki de ben herkese yalan söylüyorum ?

kimse üstüne alınmasın .

Dipnot : bu yazıda geçen "the angel opens her eyes" cümlesi , sağ gadget bölgesinin üst tarafındaki playlist'te "Pearl Jam - I Can Feel It" olarak bulunan şarkıda geçmektedir .. dinlemenizi öneririm (:

1 Aralık 2008 Pazartesi

her şeye rağmen "hoşgeldin Aralık"


üzerimde o kadar yoğun bir sevgi varken sonbahar ile ilkbahara , araya kışın girmesinden nefret ediyorum .. ben seni de zaten sonbaharda sevdim ! sarı yaprakların düşerken dalından , kalbimle konuşuyordun sen .. açmayan çiçekleri ve kuraklığını görüyordun yüzümün ! sen kalbime aşık oldun .. ben de senin yapraklarından biri oldum !
bavulumu yere atıp sarılırken sana , titredim ben . heyecanımla özlemim bir arada , sevdiğin kalbimin atışlarını dinledin ! pamuk gibi ellerin vardı ve ben tutmamak için seni ittim .. yüreğimi söküp yerinden , nefes almak için zorladım kendimi ! bana yardım eden olmadı , sen de öldün ..
sonunda sana ilkbaharda aşık oldum ben . yüzün sahte gülüşlerdeyken , gözlerinin gülüşünü görmek içindi bütün şebekliklerim .. "çukuruna it beni" diye yalvardım sana , sen kalbine bile almadın ! beni koklayıp saklamadın .. sarıp sarmalamadın !
o ilk ayrılığı sapladığın kışın ilk dönemleri , Aralık'taydık .. ve kocaman bir aralık vardı aramızda , ayrılık !
benim bu ayı sevmememdeki tek sebebin ayrılıktan olduğunu düşünecekler için küçük bir ipucu daha geçiyorum ; Aralık Ayı'nda hiç iyi şey olmamış ki zaten (:
bu da kafanızı kurcalasın hadi ..
' sana dönüp bakmam bile artık
içim dışım yalan koktu , bulanık
canımdan öte aşkımı yıprattın ya ,
ölümüm kadar acıtmadı bu ayrılık .

30 Kasım 2008 Pazar

cep telefonunu icat edenin ...


uzun süre açık olduğunda bir kişi bile aramaz .. hatta sadece avea mahlukatından gelen mesajlara karşı cevap vermek istercesine elim orta tuşa kitlenir ama basamam ! bugün telefonumu hiç açmadım ve uyudum . biraz önce telefonumu açtım ve çıldırmış gibi gelen mesajları okudum !
niye?
bunca zaman bi mesaj bile atmayan insanlar , sizlere sesleniyorum ! niye 1 gün kapalı olunca bu kadar delirdiniz ki ? eminim , ne zamandan beri kapalı olduğundan haberiniz bile yoktur ! belki 10 gündür kapalı zannediyorsunuzdur ama öyle değil işte (:
kapatmamın bi amacı da yoktu .. sadece uyurken telefonumun çalmasından hoşlanmıyorum =)

29 Kasım 2008 Cumartesi

Yalnızlık Ağacı


hatıralara terk edilmek kadar acı olanı ; o'nun hatıralara duymadığı önem sanırım .. ayrılık ekilmiş toprağı büyüten o berbat yalnızlık , gövdemi titretirdi hep .. şimdi kocaman bi ağaç olan yalnızlığım , sağlam dallara sahip ! gözyaşıyla beslenen toprağa köklerimi öyle kalın bırakmışım ki , yalnızlık büyütürken hiç eğrilip bükülmemişim .. şimdi dallarımla sapasağlam ve mutluyum !
ne bedenler tattığını bilmem için iki gözüm yetmez ..
nasıl sevdiğimi bilmen için o kalp hiç yetmez !


kalbim vurgun
beynim yorgun
derimden sızan her damla gözyaşın
kanıma karışıp sarhoş olmama yeter
ahım kalır , sızlar dudakların
diğer ruhlar senin kanatlarını keser

28 Kasım 2008 Cuma

kalbimden esip geçen rüzgâr hep tek yönlü
sadece gitmek isteyenleri alıp götüren cinsten
ve dönüşü olmayan işte .. tek yönlü
şimdi son rüzgâr gelmeden bu taraflara , son kez düşünün
esmek isteyenler ?
lıkır lıkır içtim seni yağmurdan
son bir nefes çektim sigaramdan
şakır şakır ağlayarak attım seni odamdan
son kez hevesimi aldım bu hayattan

27 Kasım 2008 Perşembe

ruh.ospu

bi insanı birlikteyken yeterince tanıyamıyorsun .. sana kendini şirin tanıtıyor çünkü ! melek sanıyorsun falan fitnat .. oysa "öyle değilmiş" dediğin zamansa ayrılmış oluyorsun zaten !

bedenini başkasına , ruhunu başkasına satacaksan benimle ne işin vardı be güzelim ? ben sana en başından söyledim "yalan olmasın" diye .. ama maşallah , hayatın yalan çıkıyor sonradan !
sen , gerçek seni yansıtmıyorsun hiçbir yerde ! netteki hiçbir sitede veya msn.indeki insanlara kendini doğru tanıtmıyorsun .. sen zehra'ydın ! senin için -ruhun- orospu çünkü .. sen zehra diye tanıtırken kendini , içini yazdın =) asıl seni döktün sereserpe ve gizlendin ! biraz göt olsaydı , benimle birlikteyken bu haltları yediğini bana da anlatırdın ..

ben seni seninleyken tanımadım .. gerçek seni tanıtmadın ! şimdiyse gayet güzel tanıtıyorsun =)
beden.ospu , ruh.ospu .. daha nolsun ki ?

çöp

kapının önündeki çöp kutusuna bakmıyorum bu aralar
muhtemelen artık başka çöp kutularındasın ..

25 Kasım 2008 Salı

sızım sızım

Yürümeyi öğrenir ya bebek ? Bugün tıpış tıpış yürüdüm işte . emeklemek dizlerimi çok acıtmış , yürüyünce fark ettim .. sustuğum tüm zamanların acısını içimde yaşarken , sefasını sürenler oldu aynı zamanda elbet !
Arasıra dellenir yüreğim , öyle oldu nitekim .. Şimdi yine iyiyim !
Beni düşünen birilerinin olması ruhumu okşayan şeyler gerçekten .. zamanında hep benim yaptığım şeylerin karşılığını alamamış olduğumdan olsa gerek , şimdi biraz ilgi ve sevgi görünce bu kadar ruhumu okşuyor sanırım (:
Ben bugün tıpış tıpış yürümeyi öğrendim , yarın el ele koşmayı da beceririm !

'gözlerin kadar güzel yüreğin ..
bana bakarken söylediklerin ?
o kadar derin , o kadar narin ..
uzun zaman oldu , böyle hissetmedim !
sen aşk sızdırıyorsun da Sezin ;
gözler mahrur , beklemeli kalbim .
söyle benden ne istersin ?

sızım sızım sızlıyor Sezin .
büyümüş de küçülmüş ellerin !
bembeyaz tenin ,aşk kokan gözlerin ..
sızım sızım sızlıyor Sezin .
aşkın sızıyor kalbime senin ..'

24 Kasım 2008 Pazartesi

senden kaçış var mı ?

siyahı seviyorum ben . matemi andırmasından değil , gözüme güzel geliyor sadece ..
yorgun hissediyorum çok .. hep daha çok !

kendimle ettiğim kavgaları çok abarttım sanırım . çok büyüttüm ..
sonra yoruldum . dayanamayıp diz çöktüm !
bedenimi ele geçiren o kadar çok insan(!) olmaya başladı ki .. ruhumu daha ne kadar tutabilirim ? bilmiyorum .

acımı kimseye anlatamıyorum .. anlattığım zaman anlamasa bile kimse , anlamsızlaşıyor !
o'nunla , bu'nunla , şu'nunla , sen.inle , kendim.le
paylaşıyorum hayatı ..
peki benimle paylaşılıyor mu hayat ?
elbette(!) ..

toprak kokan her şeyi seviyorum ..
dün gece lodos bitip yağmur başladı ! bugün öğleye kadar da devam etti evimin buralarda ..
yağmur yağdığında yol asfalt kokar ya ; o kokuyu da seviyorum ben .
bahçemize çıktım .. yemyeşil , güzel bahçemiz ! küçükken koşturduğum o sevdiğim yer -çok da koşturmadım aslında , atıyorum ! ama komşunun kızı ile koşturduğumuz olmuştu (: yanlışım olmadı tabi , arkadaşımdı- ..
toprağa uzandım .. üzerimdeki pijamalarım toprak koksun diye !
"kirlenmek güzeldir" -omo , ariel vb ..-

öyle işte ..
ha , aklıma gelmişken bi de .. kasım ayı hiç bitmesin !
aralık ayını sevmiyorum .

gördün işte :-
senden kaçış yok
ellerin gibi

23 Kasım 2008 Pazar

kasım ondokuz


19 Kasım'da Bursa'daydı .. ve ben bu konseri kaçıramazdım ! gittim .. harika da vakit geçirdim !
John Lee Hooker Jr. beklediğim o tadı en iyi verebilendi bana .. yani istediğimi gerçekten bulabildim ! söylenebilecek pek de bir şey yok aslında . gerçekten eğlendim çünkü .. hayatımda bu kadar çok dans ettiğimi hatırlamıyorum !
O gün öyle güzel uyandım ki .. daha aklımda festival yoktu ! ama uyandığımda her zaman aklıma gelen ilk şeyin değiştiğini fark ettim .. bu huydan vazgeçmiş ve değişikliğe gitmiş olmam bende rönesans etkisi yarattı ! sanırım uzun süredir aradığım şey de buydu .. herkes bu duyguyu yaşamalı diye düşünüyorum (:
Sonra .. sonra .. düşünüyorum da ne yaptığımı ?
hatırladım !
festivale birlikte gideceğim arkadaşım buse aradı beni .. zeynep ve ceyhun da bizimle olacaklardı ! buse'nin aramasıyla festivale gideceğimizi hatırlamış oldum .. çünkü uykulu gözlerim bütün gün boyunca geçmemişti ve hala pijamamı çıkartmamıştım üzerimden .. yüzümü de yıkamamış , tv izliyordum (:
sanırım 3 saat kadar bu vaziyette durdum ..
telefonu kapatmıştık ama içimden kalkmak da gelmiyordu nitekim .
fakat BLUES BLUES BLUES ..
çınlayıp durdu kulağımda ! o an kalkıp hemen saçımı yıkadım .. oh ! bu arada saçımı yıkamak gittikçe zorlaşıyor .. çünkü bayağı uzadılar ! uzadıkça da daha çok hoşuma gidiyor saçlarım .. bonus durmuyor ama kıvırcık halleri de hiç geçmiyor ! dilerim asla geçmez (:
her neyse , metroya binip buse'yle buluştum sonunda ..
festivalde yanımda olan tüm arkadaşlarıma da teşekkürlerimi sunuyorum buradan (:
buse,zeynep ve ceyhun ile oturuyorduk fakat diğer arkadaşlarımı da görünce arada onların yanına gittim .. ki zaten bizim tayfa (:
serap-aslı-orkun-kadir-batu-mert
severim sizleri ..
teşekkürler tekrardan (:
Dipnot : YALIN konseri olacakmış 29 Kasım Cumartesi .. yine Suare'de ! aynı tayfayla gitmeyi düşünüyoruz .. ortam güzel oluyor =) fakat şöyle de bir şey var .. blues parçalarında kendi başına eğlenebiliyorsun , kendi başına dans edebiliyorsun ! Yalın parçalarında bu söz konusu bile olmayacak (:
işte sırf bu yüzden tayfayla oturduğumuz kısımların dışında benimle dans etmek isteyecek gönüllü bi hatun arıyorum (:
bu yüzden Sezin her ne kadar kafamı kıracak olsa bile , kötü bir şey yapmıyorum .. sadece arkadaşım , tanıdığım , kardeşim sıfatını taşıyan bi hatunla dans etmek istiyorum =)
yoksa nasıl tadı çıkacak ?
Önemli Not : İlgilenenlere duyurulur yaaaani ... :P
Asıl Not : Yine de tayfadan destek bekliyorum .. "Sezin , Sezin , Sezin" sesleri ile konsere gelmesi için ikna edebiliriz bence kendilerini =)

20 Kasım 2008 Perşembe

Zeki Müren - Gitme Sana Muhtacım

Büyük usta , sanat güneşi Zeki Müren'i analım istedim ..
Sevdiğim şarkılarının en başında gelir bu şarkı .. ki sevmeyen de yoktur sanırım !
Acıtır biraz , hüzünlüdür ..
Neyse , bu şarkıyla alakalı yorum yapabilecek durumda değilim ben .

Buyrun , dinleyin (:
http://www.youtube.com/watch?v=b-jlPeWZdH4

Gitme sana muhtacım
Gözümde nursun başımda tacım , muhtacım
Beni öldür öyle git
Yaşamak için senin sevgine muhtacım

Muhtacım gözlerine , muhtacım sözlerine
Uzattım ellerimi , muhtacım ellerine gitme

Şimdi bomboş ellerim
Seni çağırır yaşlı gözlerim , muhtacım
Beni öldür öyle git
Yaşamak için senin sevgine muhtacım

Sensiz bir dünyadayım
Gerçekten uzak bir rüyadayım , muhtacım
Beni sensiz dünyadan , sonsuz rüyadan uyandır da git muhtacım

Muhtacım gözlerine , muhtacım sözlerine
Ruhumu ıstacak sımsıcak nefesine , gitme

Gitme sana muhtacım
Gözümde nursun başımda tacım , muhtacım
Beni öldür öyle git
Yaşamak için senin sevgine muhtacım

18 Kasım 2008 Salı

kasım onsekiz

ne alemde yüzüm ?
sivilce çıkmış yine bi tane .. uzun bi süredir -yaklaşık 2 sene- yüzümde bu dandik şeylerden tek tük ve ufacık çıkardı .. hatta çıkmazdı bile . ama dün bi tane çıkmış ki , aman diyorum ! 2 senenin hatrı varmış gibi resmen .. kocaman .
toprak sürdüm , yağmurun yeni düştüğü toprağı .. çamur kıvamında biraz ! iyi gelir dediler , kandırmış olabilirler tabi de .. neyse yahu , banane ! ellemeyince geçiyor nasılsa . bugün ufalmış zaten biraz .. (ahah , çok yalancıyım)

ne alemde şehrim ?
ben mi küstüm onlara , onlar mı bana .. anlamadım ki . yine sokağa adım atasım yok , uyuyarak geçiyor bütün gün .. telefonumda merak edenlerin mesajları var aslında . ama çoğul kullandığıma bakmayın siz , abartıyorum . bi kişi mesaj atıyor .. (o da malum zaten)

'come , break me down
bury me , bury me
I'm finished with you , you , you
look in my eyes
you're killing me , killing me
all I wanted was you
come , break me down
break me down
break me down
bury me
bury me'

dilimde bu aralar bu şarkı devamlı ..
parmaklarımda da bu şarkı varmış demek ki !
yazasım geldi öyle dinlerken ..

yüzümü mevsimlere bölesim var .. bi gözüm kışı yaşarken , diğer gözüm yazı yaşasın .
dudağımın yarısı ilkbaharda kalır , diğer yarısı da sonbaharda ..
sonbaharı sevmez oldum bu aralar .
ilkbaharı da severim ama , Nisan'dan dolayı .
ilkbaharla sonbahar yanyana durmuyor galiba , sonbaharı taşıyan dudağımın yarısını kesebiliriz .. aynı anlamı taşıyan çok şey var nasılsa !
bkz. kan , acı , ayrılık ..

hem sonbahar temalı şarkıların da çoğu acıklı olmaz mı ? at çöpe , gitsin ..

bi ara daha önce hiç sevişmediğimden bahsetmişim ..
hoş , burda anlatmaya çalıştığımı kaç kişi anladı acaba !

..

eee , ben kendi kendime konuşmaya da başladım galiba bu aralar ..
-niyazi ?
*
-niyazi ??
*
-lan niyazi !!
*söyle?
-özlediğinde insan , ne kadar hüzünlü bir hale bürünüyor .. hele ayrıysa ! sen hiç yaşadın mı , bilmiyorum .. ama bana öyle oluyor !
*yaşadım...
-ha , o zaman biliyorsundur ne demek istediğimi .. peki ağladın mı hiç ?
*ağladım...
-oh , oh .. çok iyi ! yani , iyi değil de .. beni anlayacağın için iyi . hmm . pardon ! şey .. ya böyle devamlı onu arayasım var . seviyorum diye bağırasım var . geri dön diyesim var .
*eee,ne duruyorsun?
-yapamam .. beni istemiyor ! ve işin kötüsü , bir daha onun gibi bulabileceğime inanmıyorum .
*o senin gibisini bulabilir mi peki ?
-bu bakımdan hiç düşünmedim ..
*bence düşünmelisin
-anlıyorum ..
*
-niyazi ?
*
-ben ölmek istemiyorum niyazi ..
*
-ben sevmeyi özlediğime karar verdim .. birlikte zaman geçireceğim biri olsa belki , belki o zaman mutlu olurum ? belki aşık olurum niyazi ? aşk diyorum .. aşk . bana çok değer verirse belki , belki o zaman aşık olurum .
*
-ağzım kurudu .. beni duymuyorsun niyazi ..

..


beni sıcak yatağıma götürürdün önceden
gözümden öperdin
hep aşk doğardı gözyaşımın küllerinden
büyülerdin ..
ben sana ait , sana yabancı
sen o'na küskün , bana yalancı
benden ne istedin
diye
soramıyorum
bile
hiç düşünmeden kırdın
ama yine de aşk kokardın

16 Kasım 2008 Pazar

anlatılanların hepsi doğru "büyü.mek"

nasıl anlatsam .. tadı çok tuzlu gelir ya hani ! dilinde tuz tadı bırakırken , kalbindeki kıvılcımların çıkardığı yangını kimse görmez .. sadece seni izler insanlar ve üzülürler ! dilinde tuzun tadı hep aynı kalırken , kalbindeki yangın daha da büyür , daha da büyür .. ve daha büyür ! hep büyür .. acıtacağı son deme kadar acıtır ..
tadı tuzlu .. neydi ki ?

dış ses.gözyaşı?

evet , işte o .. bugün yine ondan akıttım bir damla .. sonra bir-iki damla .. sonra 10 damla .. sonra daha fazla ! hep büyüdü kalbimdeki yangınlar gibi .. gözümdeki kırmızılıksa gözyaşından değildi sadece , alkolden .. kendimi çok dağıtmışım son zamanlarda ? öyle diyorlar .. ben onlara inanmıyorum (:

sözüm o'na , ne gerek vardı bu kadar elalemle yüzgöz etmeye beni ?
çok ukalalaştım son zamanlar .. çevremdeki kimseyi beğenmiyorum .
alkolün tadı da bir başka geliyor insana , birileri ısmarlayınca ..
düşünüyorum da , eskiden erkekler bayanlara ısmarlarmış ?
ne kadar gereksiz .

ihtiyaç duyduğum yalnızlığıma geri dönmemin sebebi , birden bire çok hızlı yaşamaya başlamam sanırım ..
bu beni çok yordu !
ama bi yandan da çok eğlenceli vakitler geçirdim ..
işin güzel yanıysa , beni mutlu eden şey(ler) var hayatımda !
bununla yaşamak ürkütücü olduğu kadar da heyecanlı .. kendimi kontrol edemiyorum ve olur olmaz zamanlarda mutluluğumu yansıtacak bir gülümseme atıyorum etrafa !
rolden değil ..
kendimi hiç bu kadar olgun , rahat , bilinçli ve sakin görmemiştim ..

dolu dolu yaşamak .. bu şekilde yaşlanmak
kaderimde erken ölüm varsa eğer
şuan ölmek isteyebilirim ..
sanırım böyle bir şey kimsesiz mutlu olmak !

14 Kasım 2008 Cuma

pamuk biber , kırmızı şeker

anımsadığım bir renk var .. kokusuyla , tadıyla , her şeyiyle bana ait ! sonra uzaklaşan , güneşin batarkenki hali ..

yaşlandığımı hissettiğim an , "yaşamam gereken çok şey var" dediğim anla aynı andı .. 19 yaşında başka ne söyleyebilir ki insan ? "gençsin be Tunca" derken birileri , ruhumun 30'u doldurduğunu düşünüyordum .. gözlerimi kısarak ağlamamayı öğrendim sonra ! bu yaşta kırışıklar oluşmasın diye olsa gerek .. gözlerimi kocaman açarak ağladım uzun süre ! çok diretsem de sonunda kısmak zorunda olduğumu da fark ettim .. "demek ki öğrenememişim" dedim sonra , sonra susmak geldi içimden ! deli deli dolaşan o aptal çocuk , buhranlar içinde günlerce yatağıyla bütünleşen bir ihtiyara bıraktı yerini .. yaşça büyük olan ruh ! ihtiyar .. olgunluğumun simgesini taşıyor mu dersin ?

anımsattığım bir tutam saç var .. kokusuyla , tadıyla , her şeyiyle sana ait ! sonra uzaklaşan , makarnanın kıvırcık hali ..

ben , gözlerim acısa da bulutun kalp halini yakalayabilmek için bakarım ..
sen , gözlerin acısa da güneşe aldırış etmeden bulutu kalp yapıp bana sunarsın ..
ben , değer bilirim ..
sen , ilgiye susarsın ..

özgürlük için özlememek gerek .

1 Ekim 2008 Çarşamba

ne güzel yazmış ..

BENİ BİR KEZ
Bir kez de , böyle bekle.
Soluksuz.
Uykusuz.
Beni bir kez de böyle bekle;
Arzulu
ve hırçın.
Bir kez de böyle bekle beni;
Kalabalık
ama yalnız.
Beni bir kez de severken,
Hiç gelmeyecekmişim
gibi bekle.
Beni son kez çok uzak,
Ama hücrenin içindeymişim gibi bekle.
Uğruna ölebileceğim
gerçekleri,
Düşünerek bekle.
Ve beni beklerken
yaşamı ardına koymadan,
Barışını düşünü al da,
bekle...
EMİNE ÇAKIR

27 Eylül 2008 Cumartesi

tunca zıvanadan çıkarsa nolur ?

suskunluğumu bozacak bir şeyler lazım .. bu depresyon halini üzerimden atabilmek için bir telefon lazım .. ve iki tane el lazım bana uzanan ..
ben uzatılan elleri görüyorum , kimse merak etmesin ! şuan tutmama sebebimse ; istediğim iki çift el değil .. tutarak değil de , koklayarak anlarım ! hiç değmeden , gözlerimi kapatarak , sadece koklayarak o iki çift elin istediğim olmadığını anlarım ..
ben o iki çift eli şimdi tutamam !
ama bu gidişle beynim iflas edecek ve bedenim izin verecek ..
ve ben yine farkına varacağım ki "bazen istediğimiz şeyler olmayabiliyor" !
bekle iki el .
havada asılı kal ama yakın dur ..
ki zamanı gelirse ben onları tutabileyim .
bazıları derdi bana hep "isteyip istememek değil mesele artık"
evet , o an isteyip istememe olmayacak mesele ..
tek eylem olacak
ve tutuşturulacak eller ..


'Cause you've gone away
Where there isn't a telephone wire
Still I wait by the phone
You don't even write to say goodbye
Goodbye


o halde ?

yaban eller
yaban güller
bir gün benim de yüzüm güler =)

evvela işlenmiş suçlar

dün beklediğim kadar heyecanlı olmamakla birlikte , değişen pek bir şey de olmadı .. aslında oldu da , olmadı .. sadece adım adım ruh kiralıyorum . o eylem gerçekten gerçekleşene kadar bedenlerimiz güvende şimdilik .. zamanla daha ileriye gidecek ve tehlikeleşecek durum , biliyorum ..

onun dışında ; dolu dolu yaşayanlar da var hayatını .. her gün ya birileriyle ya da sadece biriyle , bilemem .. "keyfi bilir" der , geçerim o vakit .. artık kaale almaksızın , aynı işlemi gerçekleştirmekteyim ! bu belki karşılık vermek , belki de içimden geldiği içindir .. insanlara ne için olduğunu söylüyorum acaba ? bilmiyorum ben de .. ama bildiğim tek şey var ;

ben herkese yalan söylüyorum aslında ..

beni kimler anlatmaya çalışıyor .
beni kimler kalbine doldurmaya çalışıyor .
bilmiyorum
fakat dolduramayanlarsa , muhtemelen dolu olduğu için tam anlamıyla koyamıyor kalbinin ortasına ..
ben zavallı mıyım , yoksa oyuncak edilmeye devam mı ?
ya da dolu kalplere tutanak mı tutmalı ..

25 Eylül 2008 Perşembe

oraya buraya savruluyorsun
çöpten farkın ne ?
kimbilir hangi çöp bidonunun içindesindir şimdi de

24 Eylül 2008 Çarşamba

öyle işte .

güne kahveyle başladım bugün yine
ve yine içtiğim o kahvenin bir yudumu sendin ..
bana göre "sen" hep "biz"din ,
sana göreyse artık "ben" , "hiç"im ..
seni bomboş yaşıyorum işte
eksiğim çok ,
eksilttin .
günü ağlayarak bitirdim yine
ve yine gözümden akan bir damla sendin ..

23 Eylül 2008 Salı

bir dost diyor ki ;

yeni filizler büyütün .
sevileni unutup ; yürütün ..
gölgesinde yaşasınlar söğütün !

keşke.siz bir hayat için el ele

bir yandan sen de beni zorluyorsun ya ..
en çok ona üzülüyorum .
biraz zaman (:

22 Eylül 2008 Pazartesi

çok mu belli ?

elimde iki tane nargile sipsisi var .
senin şehrinden kalma
sırtımda da son vukuatın izlerini taşımaktayım hala
kalbimdeki ağrılarla ..

senin şehrine dair ne çok şey var aklımda
yürüyeceğim uzun uzun o yolları
senden habersiz
kimsesiz
tek başıma ..
ve seninle gittiğimiz yerlere götürecek beni ayaklarım , beynim , kalbim
sipsilerden bir tanesini o uzun parkın banklarından birine bırakacağım
hani seninle ilk oturduğumuz bank var ya
oraya
seninle dudaklarımızın birleştiği banka
bana "bu aşk mı?" diye sorduğun banka
aşktan titrediğimiz banka ..
bırakacağım tam oraya

-ya sipsilerden diğerini napacaksın ?
onu da benim şehrime gömeceğim ..

(...)

ve senin topraklarındayken ikinci adımımı da anayurt'a atacağım .
rüya gibi geçen zamanların anısına
orada oturup süzeceğim el ele geçen üniversiteli sevgilileri
kar yağıyordu ya o zamanlar
yanımdaydın ve kimseye özenmezdim
bu sefer o sevgililere özeneceğim

zaman geçer , ben susarım yine ..
an gelir , gene konuşurum . ama içimden bu sefer
zaman geçer , ben tamamen susarım
bi de an gelir , aşka susarım bu sefer ..

herkes çok biliyor ya hani
her şeyin geçtiğini , bunun da geçeceğini söylüyorlar sürekli ..
sana da söylüyorlardır kesin
geçiyor mu peki ? geçti mi ? geçmediyse de geçecek ama değil mi ? ..
geçmemesi neyi değiştirir bilmiyorum ama geçecek olmasına da üzülüyorum ..
üzülüyorum çünkü
"madem böyle .." diyorum ve susuyorum .
"niye .." diyorum sonra da
yine susuyorum ..

insanların canı olurum , kanı olurum , sazı olurum , ruhu olurum
sonra bir gün yine sabah olur
o sabah öldürdükleri şey ben olurum ..

sen de gitmektesin .
zaten her şey o kadar muğlak bırakıldı ki ..
git !
güle güle

21 Eylül 2008 Pazar

o sis .. gözümü kapatır ! bu nasıl bir his ?

öteki yandansa garip haller içindeyim hala ..
hala mutsuzluk ağırlığını koymakta !

kimileri , biraz iyi olsam bunu fazla görecektir bana demiştim ya
etkisini çabuk gösteriyor dilimin ucundakiler
burnuma , burnumdan beynime kadar çıkıyor sızlamaları

öteki yandansa garip haller içindeyim hala ..
"böyle olmasını hiç istemezdim" diyesim geliyor devamlı !
suç benim , ceza benim değil durum ..
ben hep sevdim !
yüküm çok ağır
idamla yükümlüyüm .

ve hepsini size anlattım aslında
bkz .. düştüm

işte bu kadar ağırdı düşüşüm .
oysa ben masumum ..
sensizliğin verdiği acıyla öldüm .
ardımdan yakılansa tek bir mum ..

18 Eylül 2008 Perşembe

ışıkları söndür

daha önce hiç sevişmedim ..

14 Eylül 2008 Pazar

tuhafımsı

birileriyle aynı kefeye konmak. dönmemek üzere yollananlardan olmak
ne kadar garip
ey insan,
küpüme girsen kokum gelmez artık sana..

her şey istediğin gibi işte, daha fazla konuşmayalım.
git kimle mutlu oluyorsan ol diyebilme gücüne bile sahibim..

zaten benim de bir şeye inancım kalmadı
n'aparsan yap be kadın..

(...)


yazıma bir şarkı sözüyle de nokta koymak istiyorum.

"kapıyı çekin gidin
beni bırakın gidin
kilidi vurun ardıma
iyiyim böle gidin gidin.."

13 Eylül 2008 Cumartesi

bana özel .

burada sadece beni tanıyanlar olacak . belki tanımak isteyenler de olacak ama ben, benim için önemli olanları ve beni önemli kılanlara izin vereceğim..

burada yalnızca ben olacağım.
benim masalım olacak
biraz yalnızlığımı tadacaksınız, biraz meraklanacaksınız
sonra bildiklerinizle yetineceksiniz

ben yine ağlayıp susacağım.

burayı benim mini günlüğüm gibi kabul edin
burada yazılanları cesedimin yazdığını söyleyeceğim size, bunu kabullenin.

her şey hissettiğiniz ve düşündüğünüz gibi..

ve burası bana özel.
bana özel odamdaki , bana özel çığlıklarım.
her şey çok gizli , bir o kadar da açık saçık
temiz konuşmayacağım belki
ama
burası bana özel.

-şuan çubuklardan biri haritanın ortasında, diğeriyse sol üst köşesinde.